17 Şubat 2018 Cumartesi

ŞAH DAMARI TÜMÖRLERİNDE GENETİK FAKTÖRLERE DİKKAT…

Nadir görülen şah damarı tümörleri tedavi edilmezse hastaları sesini kaybetme ya da felç riski ile karşı karşıya bırakabiliyor. Uzmanlar ise bu tümörlerin genetik geçişli olduğunu ve ailede bir kişide görülmesi durumda diğerlerinin de mutlaka muayene olması gerektiği konusunda uyarıyor.
Oldukça genç yaşlarda da görülen şah damarı tümörleri özellikle ses tellerini tehdit ettiği gibi tedavi edilmemesi durumunda felç, nefes borusunun tıkanması ve bunun sonucunda da hayati risk oluşturması gibi durumlara neden olabiliyor. Son dönemde Türk Profesör Yusuf Kalko’nun geliştirdiği teknikle bu tümörler uygun hastalarda lokal anestezi ile alınabiliyor.
Peş peşe gerçekleşen iki ameliyatla hayatı kurtuldu.
32 yaşındaki üç çocuk annesi Cemile Kaya bundan bir yıl önce baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, yüzünde ağrı ve uyuşukluk gibi şikayetlerle doktora başvurduğunu belirtti. Uzmanların çift taraflı şah damarı tümörü tespit ettikleri genç kadın geçtiğimiz yıl Gaziantep’te peş peşe iki ameliyat geçirdiğini ifade ederek,” Geçtiğimiz 2016 yılının aralık ayında boynumun iki tarafında şah damarı tümörü olduğunu öğrendim. Şubat ve temmuzda iki ameliyat geçirdim Gaziantep’te ancak ameliyatlar başarısız oldu. Ameliyatta komplikasyon oluşmuş ve şah damarım yırtılmış bu yüzden oradaki doktorlarım hayatımı kurtarmak için damarı iptal ettiklerini ancak tümörü alamadıklarını söylediler. O dönem on gün yoğun bakımda yattım. Geçtiğimiz kasımda da Profesör Yusuf Kalko’nun geliştirdiği teknikle ilgili internetten bilgi sahibi olduk. Sağ tarafı 360 derece saran ve daha önce çıkarılamayan tümörü Yusuf bey geçtiğimiz kasımda çıkardı. Ancak bizi genetik geçişli olduğu konusunda uyardı. Bunun üzerine kız kardeşim de muayene oldu ve kendisinde şah damarı tümörü tespit edildi. Aralık ayında da kendisi ameliyat oldu. Daha önce babam da şah damarı tümörü yüzünden yirmiiki yıl felçli yatmıştı. Geçtiğimiz hafta da sol taraftaki tümörü lokal anestezi ile aldı doktorumuz. Ameliyatım oldukça riskliydi. Sesimi kaybedebilirdim, gırtlağımın delinme tehlikesi de vardı. Bunları tek tek anlattı bize doktorumuz. Korktum ama ameliyat olmayı tercih ettim. Küçücük üç tane çocuğum var onlar için iyileşmek zorundaydım. Ameliyatım çok başarılı geçti çok şükür. Kurtuldum ve doktordan ziyade bir ağabey kazandım. Yusuf beyin desteği ve özgüveni olmasa tek başıma başaramazdım” dedi.
“Risk çok büyüktü ancak hastayı kaderine terk edemezdik.”
Şah damarı tümörlerinde lokal anestezi ile cerrahinin önemine değinen ve hastanın durumunu değerlendiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, “Cemile hanım daha otuzlu yaşlarda çok genç bir kızcağızımız. Üç tane de çocuğu var. Daha önce Gaziantep’te ameliyat olmuş. Ameliyat esnasında şah damarı yırtılmış, bu olabilecek bir ameliyat komplikasyonu. Daha sonra alelacele şah damarındaki kanama zar zor durdurulmuş. Şuurunda ve genel durumunda bozulma olduğu için ve hastayı hayati riske sokmamak için ameliyata devam edilmemiş ve hasta yoğun bakıma alınmış. Sonra hasta bize geldi. Sağ şah damarı mecburen iptal edilmiş, tümör olduğu gibi duruyordu. Hastada ses kısıklığı olmuş çünkü sağ taraftaki ses telleri zarar görmüş. Sağ taraftaki tümörü genel anestezi ile aldık. Bu arada hastayı ailedeki diğer bireylerde de olabileceği konusunda uyardım nitekim kız kardeşinde de çıktı ve onu da ameliyat ettik. Geçtiğimiz hafta da Cemile hanımın sol tarafındaki tümörünü lokal anestezi ile aldık. Riskli bir ameliyattı çünkü sol tarafta yapılacak ufak bir hata ile ses sinirine denk gelmesi durumunda kalıcı gırtlak delinmesine kadar gidebilirdi. Kazara biz de şah damarını delsek üstüne felç de olabilirdi, beyin dolaşımı bitebilirdi. Burada biz genel anestezi ile ameliyat etseydik riski daha yüksekti. Yoğun bakım süreci olacaktı. Lokal yapacağım dediğim zaman önce biraz korktu hasta, arada sadece cesaret iğnesi yaparak, ses sinirlerinin yerini tespit ederek hasta ile konuşa konuşa ve şah damarına zarar vermeden başarı ile ameliyatını yaptık ve üç tane tümör çıkardık. Biz dünyada lokalle yapan ilk ekibiz ama bu hastada teknik çok önemliydi. Ses teli zarar görse gırtlak delinirdi, şah damarı zarar görse ölümle sonuçlanabilirdi. O yüzden teknik bu hastada inanılmaz yüz güldürücü oldu ve şu anda çok mutlu” şeklinde konuştu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder